4 kardeş
Bu karede, en güzel yaratıcının, yarattığı en güzel iki insanın, en güzel meyveleri var. ...
Bu karede, en güzel yaratıcının, yarattığı en güzel iki insanın, en güzel meyveleri var. ...
Bugün senden babamı alıyorum. Taşıyamadın babamın ağırlığını. ...
Bir çiçekti, yeşerdi dedim. Onun çiçek olacağını bilmiyorduk. Güzelliği bize huzur verdi, Kokusu bizi sarhoş etti. Bilmiyorduk. ...
Hânım Nenemi ziyaret ettim bugün. Hayallerimde onun yalnızlığıyla buluştum. Evli ve çocuklu değildim; annem ve babam bunun yalnızlığıma çare olacağını düşünüyorlardı. Oysa Hânım Nenem evli ve çocukluydu. Ama eşi, başka dünyalar için onu çoktan bırakıp gitmişti; çocukları da başka dünyalara doğru uzaklaşmışlardı ondan. ...
Ortaokul ikinci sınıftaydım. Müzik öğretmenim, kaybettiği annesiyle ilgili konuşuyordu. Anneler hakkında şunları diyordu: “Onlar bizim için bir sürü şey yapıyorlar; bize bakıyorlar, bulaşıkları yıkıyorlar, yemek yapıyorlar, çamaşırları yıkıyorlar…” Ben de, çok zekiyim ya hani, “Hayır öğretmenim, çamaşır ve bulaşığı makine yıkıyor, o bir şey yapmıyor,” demiştim. ...
Annem ve babam, birer insan. Doğmuşlar, büyümüşler, ağlamışlar. Birileri tarafından zorlanmışlar, sevilmişlerdir de belki, bilmiyorum. Ancak benim gördüğüm hep acı, hep öfke, hep nefret. Hayata karşı bir olmak yerine, hayata karşı birbirlerine de düşman olmuşlar. Birbirlerinin hayatını biraz daha zorlaştırmışlar… ve biraz daha. ...
Bunlar insan değiller, İğrenç pislikler. Bunlar insan değiller, Ne kadar da güzeller. ...
Abi, benimle bu çayı içer misin? Etrafına bakar mısın, Neler görüyorsun? Arkana yaslanır mısın? En rahat şekilde otur, Güvendesin. ...
Sessizliğin içine oturuyorum. Sessizlik de içime. Odun gibiyim, Ateşin içinde yanıyorum. Tükenmiyorum, ısınıyorum. ...
Baba, Bir çocuğun ağzındaki en basit kelime, Bir çocuğun kalbindeki en ağır yüke Nasıl dönüşebilirdi? ...