two lines - II
2025-07-01 Would you take the truth? If it was me. ...
2025-07-01 Would you take the truth? If it was me. ...
Sağ kolu gidemiyordu. Canına yapışmıştı. Omuzu bırakmıyordu. ...
özlüyorum. özlemez miyim? seviyorduk. sevmez miydik? ...
Bu gün kendimi yalnız veya kimsesiz hissetmiyorum. İçimde olumlu ya da olumsuz bir şey yok. Nötr bir durum belki. Sakinim. Hava hafif kapalı ve serin. İsveç’i anımsatıyor. ...
Sabahlardan bir yenisiydi. Aynı yalnızlıktı. Başka bir tanımla gelmişti: ...
Param var, Almak istediğim bir şey yok. İştahım var, Yemek istediğim bir şey yok. ...
Ölüyordun yalnızdın. Yalnızdın ölüyordun. Yalnızken ölüyordun. Ölürken yalnızdın. ...
Dün akşam üzeri yürüyüşe çıktım, Kanal kenarında yürüyordum. Hava aydınlıktı; geç değildi, ama neredeyse kimse yoktu etrafta. Hava ne sıcak ne de soğuktu. Kanalın suyu hafif salınımlıydı. O alan, o kadar büyük hissettirdi ki kendini. Durdum kanalın kenarında, bir değil iki kere — sabahında da durmuştum bir kere. Sanki ilk defa fark ettiğim bir güzelliğe bakıyorum. Sakin, huzurlu, rahatsız eden hiçbir şey yoktu. İçime çektim hepsini. ...
Dokunamam sana, Pis olduğundan değil. Değerli olduğundan. Narin olduğundan. Göze alamam — Göze alamam seni kirletmeyi. ...
Aklıma geliyorsun. Sevgiden başka hiçbir şey değilsin. Saçının telinden, Ayak tırnaklarına kadar— Sevgisin. ...